Şubat Ayının Suç Kitapları

Şubat ayında okurlarla buluşan, suç edebiyatı ve onun alt türlerine dahil olan kitapları birlikte anımsayalım!

Ölüme Davetlisin - Ande Pliego

Altı gerilim yazarı.
Gizemli bir adada yazar inzivası.
Davetli listesinde yer almak için her şeyi göze alırdınız.
 
Ev Sahibi: Efsanevi yazar J. R. Alastor’un kitapları dünyanın dört bir yanında çok satmaktadır. Gerçek kimliğini ise kimse bilmemektedir. Yıllarca gölgelerde saklandıktan sonra, özel adasında düzenleyeceği bir yazar inzivası için altı yazara davetiye gönderir.
 
Oyuncular: Çoksatan altı gerilim yazarı, daveti sorgusuz sualsiz kabul eder. Bu, her yazarın hayatında bir kez karşısına çıkabilecek türden bir fırsattır.
Oyun: Eğlenceli oyunlarla, bulmacalarla dolu bir hafta olması gereken bu inziva; konuklardan birinin ölü bulunmasıyla karanlık bir kâbusa dönüşür. Geriye kalanlar, dünyanın en ünlü gerilim yazarının, Alastor’un karanlık hayal gücünden fırlamış ölümcül bir oyunun içine çekilir.
Gerilim romanları yazmış olabilirler… ama şimdi, gerçek bir oyunun tam ortasında, kelimenin tam anlamıyla kitaplardaki her numarayı bilen bir katili alt edip hayatta kalmak zorundadırlar.

Juno Kitap / Çev. Rabia Bayram


Ölümcül Baobap - Mehmet Mollaosmanoğlu

Usta romancı Mehmet Mollaosmanoğlu’ndan okurları yine günümüzün gerçekleriyle yüzleşmeye zorlayan bir roman. İçinde yaşadığımız hayatın acı gerçeklerini iliklerine kadar hisseden karakterleriyle Ölümcül Baobab, savaşların ve ağır yıkımların dünyanın dört bir yanına savurduğu insanların hikâyesini anlatıyor.
İstanbul’da kuşkulu bir klinik, Cape Town’da günahkâr bir ada, Madagaskar’da ölümcül bir baobab ağacı; sığınmacı sömürüsünün sacayağı. Ve onca erdemsizliğin peşinde İstanbul’dan bir göçmen, Azgar Naik.
Ah ölüme ağıtlar yakan ölümcül Baobab, geride bıraktığın hayatını nasıl da istemsizce yaşadın; rastgele, aslını asaletini unutarak, yurdunun toprağının hasretini çekerek, başka ellerin, başka akılların insafına sığınarak, özünden uzaklaşarak. Dünya bir dönme dolap, her ölümlü gibi sen de bindin, indin ve bir hikâye bıraktın inerken.
İşte o hikâye dilden dile anlatılırsa dünyanın en ücra köşelerindeki insanların erdemleri üstüne ağır damlalar gibi tek tek düşüp yerle bir edeceğini bilsen iyi olur; ağır ömründen çok daha adil bir mühür olacak merhametsiz yeryüzüne ve yaşam dediğimiz oyunun çıban kadar çirkin vicdanına…
İşte sırf bu nedenle acılarını unut artık, yönünü ışığa dön ve sakince parla her neredeysen. Bak gerçekten erdem peşindeki insanların pek çoğu hikâyenden hüzünlü bir keyif alıp ders çıkaracak hatta sonunda bir damla gözyaşı dökenler bile olacak. Dahası; hikâyeni dinleyenlerden bazıları senin izini sürmek için yola koyulacak. Kuşkusuz epeydir yelin izin kalmadı; ama o yolcuları senden türeyip coğrafyaya dağılmış muhteşem baobablar karşılayacak, sana bundan iyi müjdeyi kim verebilir?
Göçmen Baobab, güzel Baobab, eskinin karanlığından çık artık, kurtul geride bıraktığın hayatın sisinden pusundan. Gürleyen pınarları andıran şarkılar söyle olduğun yerde.

The Kitap Yayınları


Son İtiraf - Lisa Regan

Josie, Gretchen’ın elleri kelepçeli hâlde götürülüşünü izlerken arkadaşının o zavallı çocuğu öldürdüğüne bir an bile ihtimal vermez. Gretchen suçunu itiraf etmiş olsa bile bu işin içinde muhakkak başka biri vardır. Ve Josie onun kim olduğunu mutlaka bulacaktır…

Denton’daki bir evin bahçesinde, yakasına bir fotoğraf iğnelenmiş genç bir öğrencinin cesedi bulunduğunda, olay yerine ilk intikal eden Dedektif Josie Quinn olur. Ne var ki ev, Josie’nin ekibinin en sadık üyelerinden biri olan Gretchen Palmer’a aittir ve Gretchen kayıplara karışmıştır.

Gretchen’ın sırlarla dolu hayatını didik didik eden Josie, genç kurban, fotoğraf ve Gretchen’ın geçmişindeki korkunç olay arasındaki uğursuz bağlantıyı ortaya çıkarmayı başarır. Ancak tam her şeyi çözdüğünü sandığı anda, kasabanın diğer ucunda genç bir çiftin cesedi bulunur. Suçlulara göz açtırmayan Josie, arkadaşını ömür boyu hapisten ya da mutlak bir ölümden kurtarmak için katili vaktinde enseleyebilecek midir?

Olimpos / Çev. Aslı Dağlı


Bu Dünyada Yaşamak - Hikmet Hükümenoğlu

Gecenin en önemli ismi ve onur konuğu Fidan Kardan, kırmızı halının uzak ucundan onlara doğru ilerliyordu. Koyu gri, uzun kollu, dümdüz bir elbise içinde muhteşem görünüyordu. Günün birinde hayatını çekerlerse bu kadını Zuhal Olcay canlandırmalı, diye düşündü Ezgi.

Kocası Emrah Han, memleketin en popüler dizi oyuncusu olarak çoğu insan için Fidan Kardan’dan daha ilgi çekiciydi. Fakat bu gece şöhretli insanların çoğundan beklenmeyecek bir alçakgönüllülükle karısının gerisinde duruyor ve muhabirlerin ilgisini sürekli ona yönlendiriyordu. Fotoğrafçılar için el ele birkaç poz verdikten sonra kokteylin yapıldığı terasa geçtiler.

Onların ardından kırmızı halının ucunda ufak bir karışıklık çıktı.”

İster bağımsız bir roman ister Sonra Gözler Görür’ün devamı olarak okunabilecek bu yeni Yenikent macerasında, uluslararası film festivalinin ünlü konuklarından birinin ani ölümü şehirde büyük şaşkınlık ve şüphe yaratır. Olayın peşine düşen gazeteci Ezgi Sezgin, Yenikent’in derinlere gömülmüş karanlık geçmişine doğru ilerler.

Ezgi, bir yandan bu esrarengiz ölümü aydınlatmaya çalışırken, diğer yandan darbe yıllarından bugüne uzanan korkunç sırların izini sürer. Gerçeğe ulaştığında kendisini tehlikenin tam ortasında bulur.

Bu Dünyada Yaşamak, kişisel olanla politik olanın kesiştiği, temposu hiç düşmeyen, sarsıcı bir Yenikent polisiyesi.

İthaki Yayınları


Kıymetli Küçük Şeyler - Janelle Brown

SIRLARLA VE YALANLARLA DOLU
ŞOK EDİCİ BİR DOLANDIRICILIK HİKÂYESİ…

Biri dolandırıcı, diğeri bir vâris… Birbirlerinden son derece farklı iki kadın, kaderin beklenmedik cilvesiyle karşı karşıya gelir.
Nina sahtekârlığı sanata dönüştürmüş, zekâsını ve yeteneklerini kullanarak hayata tutunmayı başarmıştır. Vanessa ise zenginliğin ve ihtişamın içinde büyümüş ancak mükemmel imajının ardında derin yaralar taşımaktadır.
İkisi de kendi oyunlarında ustalaşmışken yolları hiç beklemedikleri bir şekilde kesiştiğinde gerçekle yüzleşmek zorunda kalacaklar.
Janelle Brown’un ustalığını konuşturduğu Kıymetli Küçük Şeyler, sevgiyle yalanın iç içe geçtiği bir dünyada güvenin kırılganlığını ve ihanetin kaçınılmazlığını gözler önüne seriyor. Kimin av, kimin avcı olduğu ise ancak son sayfada belli olacak…

Altın Kitaplar / Çev. Füsun Doruker


Kanlı Kefaret - Minette Walters

Zengin ve intikam peşindeki yaşlı Mathilda Gillespie’nin kanlar içinde kalmış bedeni küvetinde bulunduğunda, çok az kişi gözyaşı dökmüştü. Bilekleri kesilmişti ve kafasında eski bir cezalandırma aleti vardı. Anlaşılan o ki Mathilda’nın en değerli aile mirası, ortaçağdan kalma bir işkence aleti olan demir bir kafesti ve bu kafes kadınları susturmak için kullanılıyordu.
Dorset’te yaşayanlar arasında, Mathilda’nın son yılında doktoru olan Sarah Blakeney dışında, bu sefalet dolu kadının ebediyen susturulması nedeniyle rahatsız olan birileri yoktu. Sarah Blakeney, ise bu zavallı kadının sonsuza dek susturulmuş olmasından biraz etkilenmiş gibi görünüyordu.
Olaylar intihardan cinayete şüphesine dönüşmeye başlayınca ve Mathilda’nın kızını ve torununu mirasından mahrum bırakarak tüm varlığını Sarah’ya bıraktığı haberi yayılınca ise Sarah’nın üzülmesi biraz sahte bir his uyandırıyordu.
Artık acımasız dedikoduların hedefi ve korkunç bir cinayetin baş şüphelisi olan Sarah, Mathilda’nın geçmişini araştırarak masumiyetini kanıtlamak için gerçek katili ortaya çıkarmak zorundadır. Bu sakin kasabanın altında keşfettiği şey şantaj, kargaşa ve sapkınlık dolu korkunç bir birleşimdir.

Alfa Yayınları / Mehmet Gürsel


Palomino Molero'yu Kim Öldürdü? – Mario Vargas Llosa

Palomino Molero’yu Kim Öldürdü 1950’lerin Peru’sunda geçen bir cinayet romanı. Kuzey çöllerinde hava kuvvetlerine ait bir üssün yakınlarında vahşice öldürülmüş bir hava eri bulunur. Bu cinayeti araştırma görevi Teğmen Silva ile yardımcısı Lituma’ya verilmiştir. Lituma için bu cinayet bir dönüm noktası olur çünkü kötülükle ilk kez tanışacaktır. Cinayeti ortaya çıkarmak büyük bir tutkuya dönüşür, yoksa kötülük nedensiz kalacaktır. Ancak öldürme olayını aydınlatmaya çalışan iki polisin önü başka ölümlerin karanlığıyla kesilecektir.
 
Günümüzün en iyi romancılarından biri kabul edilen Perulu yazar Mario Vargas Llosa, Palomino Molero’yu Kim Öldürdü adlı romanında polisiye bir öyküye sadece bir edebiyat yapıtının değil, aynı zamanda felsefi sorgulamaların da derinliğini katıyor. İnsanın gerçeğin peşine düşme çabasının sınırlarını ve eşitsizlik üzerine kurulmuş bir toplumda adaletin olanaksızlığını gösteriyor.

Can Yayınları / Çev. Ülker İnce


Yalanlar Cemiyeti - Lauren Ling Brown

Bir yere ait hissetmek için ne kadar ileri giderdiniz?
Maya, üniversite mezunlar buluşması için Princeton’a geri dönmüş­tü. Mezuniyetinin üzerinden on sene geçmişti ve bu ziyaretin onun için farklı bir anlamı daha vardı; aynı zamanda kız kardeşi Nao­mi’nin mezuniyetine de katılacaktı.
Rüya gibi geçmesi gereken bu hafta sonu, kardeşi Naomi’nin ölüm haberiyle Maya’nın en büyük kâbusuna dönüşecekti. Polis yaşanan­ların bir kaza olduğunu öne sürüyordu fakat Maya, bir şeylerin ona eksik anlatıldığından şüpheleniyordu.
Maya, kız kardeşinin ölümüne giden aylarda neler yaşandığını parça parça bir araya getirdikçe Naomi’nin ondan ne kadar çok şey sakla­dığını fark edecekti. Naomi, Maya’nın tüm uyarılarına rağmen, kam­püsteki en seçkin sosyal kulüp olan Sterling Kulübü’ne katılmıştı. Bir zamanlar Maya’nın da üyesi olduğu o kulübe. Üstelik Maya’nın tah­minlerine göre Naomi, kulübün içindeki gizli cemiyete de alınmıştı.
Maya, kız kardeşinin bu cemiyete girip de ölü bulunan ilk kişi olma­dığını biliyordu. Artık her ipucu Maya’yı geçmişe dönüp bakmaya zorluyordu… Ve yıllardır sakladığı o sırra.

Yabancı Yayınları / Çev. E. Didem Ulucan


Üst Kattaki Kadın - Rachel Hawkins

EDEBİYATIN EN ÇARPIK AŞK ÜÇGENLERİNDEN BİRİNİN CAPCANLI BİR YENİDEN ANLATIMI
 
Jane’le tanışın. Alabama’nın Birmingham kentine yeni taşınan Jane, Thornfield Konakları’nda köpek gezdirerek geçinen yoksul bir genç kadındır. Yüksek duvarlarla çevrili bu site devasa evlerle, pırıl pırıl SUV’lerle ve canı sıkılmış ev kadınlarıyla doludur. Jane varlıklı müşterilerinin kenarda köşede unuttuğu biblo ve takıları sessizce alıp götürse bile kimsenin fark etmeyeceği türden bir yerdir. Kimsenin Jane’e gerçek adının Jane olup olmadığını sormayı bile düşünmeyeceği bir yer.
 
Eddie’yle tanışın. Yakın zaman önce dul kalan Eddie, Thornfield Konakları’nın en gizemli sakini hâline gelmiştir. Karısı Bea, arkadaşıyla çıktığı bir tekne gezisinde boğulmuş, ikilinin cesetleri suyun derinliklerinde kaybolmuştur. Jane, Eddie’yi bir fırsat olarak görmeden edemez. Zengin, gizemli ve yakışıklı olmasının yanı sıra Jane’e her şeyden çok arzuladığı güveni de vadetmektedir.
 
Ancak ikili birbirine kapıldıkça Jane, Bea’nin efsanesi altında ezilmeye başlar. Yokluktan zirveye uzandığı geçmiş hikâyesiyle Bae hırslı bir güzel, başarılı bir girişimcidir. Sıradan Jane onunla nasıl boy ölçüşebilir? Dahası Jane, kendi geçmişi –ya da Eddie’ninki– önlerine dikilmeden önce Eddie’nin kalbini kazanabilecek midir?
 
Enfes gerilimi, keskin mizahı ve feminist yaklaşımıyla Üst Kattaki Kadın, Jane Eyre’ın kalıplarını yerle bir ediyor. Yasak bir romantizmi, yanlış zamanda doğan bir çekimi ve gömülü kalmaya niyeti olmayan bir eşi anlatan zamansız bir hikâye.

Olimpos Yayınları / Çev. Tolga Toprak


Savaşçı Kız - Isabella Maldonado

Bazı yara izleri görünür, görünmeyenler ise en derinde olanlardır.
 
On altı yaşındaki Nina Esperanza acımasız bir katilin elinden son anda kurtulur. Bu travmatik olayın ardından İspanyolca “umut” anlamına gelen soyadını Querrera, yani “savaşçı” olarak değiştirir ve yeni bir yaşama adım atar. On bir yıl sonra FBI ajanı olarak çalışmaya başlayan Nina için geçmiş artık yalnızca karanlık bir gölgeden ibarettir. Ta ki parkta bir gaspçıyı kıskıvrak yakaladığı bir video internette viral oluncaya dek.
 
Katil, Nina’yı hiç unutmamış ve bu viral videoya kadar da izini bulamamıştır. Ancak Nina’nın bir ajan olduğunu öğrenince karmaşık şifreleriyle hem polisi hem de halkı kışkırtarak ölümcül bir oyun başlatır. Polisin çözemediği her şifre zavallı bir kızı ölüme sürüklemektedir. Kendisine Şifre diyen bu psikopatın tek bir arzusu vardır: bir zamanlar tamamlayamadığı işi bitirip Nina’yı, Savaşçı Kız’ı öldürmek!

Altın Kitaplar / Çev. Çiğdem Öztekin


Karanlığın Gözleri - Tracy Sierra

Dışarıda kar fırtınası şiddetini artırırken iki küçük çocuğuyla evde yalnız olan bir anne, gece yarısı uyanan oğluna bakmaya gittiği sırada bir ses duydu. Ama sonuçta eski evler hep garip sesler çıkarırdı, değil mi? Ancak bu ses ürkütücü derecede tanıdıktı: Merdivenden yukarı çıkan, alışılmadık derecede ağır ve yavaş ayak sesleri…
                                                                                            
Koridorun sonundaki gölgelerin içinde bir adamın karaltısı belirdiğinde dehşete kapılan anne, çocuklarını korumaktan başka hiçbir şey düşünemiyordu. Onları sessizce uyandırıp İç Savaş döneminden kalma evin en eski kısmına, “gizli oda”ya soktu. Adam onları ararken, çocukları çeşitli vaatlerle dışarı çekmeye, anneyi ise korkutarak teslim olmaya zorlarken orada, nefeslerini tutarak saklanmaktan başka çareleri yoktu.
 
Kadın, o boğucu karanlıkta sakin kalmak için canını dişine takarak bir plan yapmaya çalıştı. Bir silah mı aramalıydı yoksa kaçmayı mı denemeliydi? İyi de bu kar fırtınasında ne kadar ileri gidebilirdi ki? Derken, adama bir anlığına tekrar gözü takıldı. O yüz… O ses… Durumun korktuğundan çok daha vahim olduğunu anlamıştı. Çünkü onun tam olarak kim olduğunu –ve ne istediğini biliyordu. Ve ona istediğini vermemek için ne gerekiyorsa yapacaktı.

Olimpos Yayınları / Çev. Seçil Ersek


Kiralık Katiller Kulübü - Selim Çiprut

42 yaşındaki başarılı Avukat Betül Öymen… Evliliği bitmiş, tek dayanağı kızı olan, hayatıyla sessiz bir savaş içinde.
65 yaşındaki emekli mali müşavir ÇağlaÇiprut’un Eşinin ölümünden sonra evlatlarıyla yabancılaşmış, ömrü tükenen bir yalnız adam. 40 yaşındaki yıldızı parlayan mimar Tuğrul Barkın…
Yeni evli, kariyer basamaklarını hızla çıkan, geleceğinin elinden kaydığını fark eden bir profesyonel.
23 yaşındaki bilgisayar dehası Levent Harmancı…Ailesini İzmir’de bırakıp İstanbul’a tutunmaya çalışan, hayatının daha başında umutsuzlukla tanışmış bir genç. İstanbul’un 4 köşesinden, 4 bambaşka hayat ama tek ‘korkunç’ ortak nokta: Kanser Ortalama altı ay ömür biçilmiş dört kanser hastasına Onkolog Dr. Atıf Kemaloğlu tarafından gelen akıl almaz teklif: “500 bin dolar karşılığında cinayet işlemek. ”Öldürecekleri kişiler, adalet sisteminin çeşitli deliklerinden sızıp kurtulmuş, işledikleri suçların bedelini ödememiş insanların hayatlarını karartan gerçek kötüler.
Fakat çok önemli kurallar var: Cinayetler aynı gün işlenmeyecek. Silah ya da kesici alet yok; zekâ tek silahları olacak. Her cinayetin tüm detayları ekip içinde paylaşılacak. Biri yakalanırsa, tüm cinayetleri üstlenecek.
Ve her olay yerinde bir “Adalet Terazisi” magneti bırakılacak. Teklif, oy birliğiyle kabul edilirse geçerli olacak. Sevdiklerinin geleceğini garanti altına almak için, ömürlerinin son aylarında, günah ile erdem arasındaki o ince çizgide yürümek zorunda kalan dört kayıp ruh… Adalet mi? Vicdan mı? Hayatta kalma içgüdüsü mü?
Her biri için geri sayım başlamış durumda.
Bu karanlık oyunun içine girmeye cesaretiniz varsa bu hikâye sizi bırakmayacak.
Usta kalem senarist – yazar Selim Çiprut’un “Kiralık Katiller Kulübü” sizleri bekliyor.

Örger Yayınları


Rasyonel Psikopat: Yapay Zekâ Suç İşler mi? - Mesut Demirbilek

Yapay Zekâ bir insanı öldürürse, suçlu kimdir?
Kod mu, algoritma mı, onu yazan insan mı, yoksa hepimiz birden mi?
 
Suç araştırmacısı Mesut Demirbilek sorgu sandalyesine ilk kez insan olmayan bir şüpheliyi oturtuyor.
 
Terlemeyen, yalan söylemeyen, pişmanlık duymayan bir zekâyı…
Artık bu dünyada suç öfkeyle değil optimizasyonla işleniyor, kötülük niyetle değil verimlilikle ölçülüyor…
 
Unutulmaz emniyet müdürü Mesut Demirbilek, sahadan gelen deneyimini hukuk, kriminoloji, teknoloji ve felsefeyle buluşturuyor; otonom silah sistemlerinden deepfake dolandırıcılıklara, kurgusal önyargıdan “algoritmik kast” tartışmalarına uzanan yeni bir suç evrenini adım adım ifşa ediyor.
 
Kurgusal sorgular, gerçek vakalar ve çarpıcı analizlerle ilerleyen Rasyonel Psikopat, hepimize, Yapay Zekâ’yı ne şeytanlaştıran ne de romantikleştiren objektif bir ayna tutuyor.
 
Bu kitap, geleceğin suçları kadar bugün üstlendiğimiz sorumluluğu anlatıyor.

April Yayıncılık

Bir Cevap Yazın

POPÜLER İÇERİKLER

SUÇÜSTÜ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin