Agatha Christie Bu Kez Romanın Yazarı Değil, Soruşturmanın Tam Ortasında!

Kelly Oliver, polisiye tarihinin en büyük ismini kendi kurmaca evrenine taşıdığı The Detection Club serisinin beşinci kitabında rotayı Nil’e çeviriyor. The Case of the Christie Honeymoon Murder, Christie’nin gerçek yaşamından izleri, Altın Çağ polisiyesini ve kilitli oda bilmecesini aynı gemide buluşturuyor.

Agatha Christie’nin Nil’de Ölüm‘ünü biliyoruz. Peki Nil’deki cinayetin başkahramanlarından biri bizzat Agatha Christie olsaydı?

Kelly Oliver’ın yeni romanı The Case of the Christie Honeymoon Murder, polisiye tarihinin belki de en tanıdık unsurlarından birine rotayı kırıyor: Nil üzerinde ilerleyen bir yolcu gemisine. Ancak küçük bir farkla… Bu defa Agatha Christie hikâyeyi yazan kişi olmaktan çıkıp hikâyenin içine giriyor!

26 Eylül’de Boldwood Books etiketiyle yayımlanan roman, Oliver’ın tarihsel gerçek kişilerle polisiye kurguyu buluşturan The Detection Club serisinin beşinci kitabı. 312 sayfalık eser, yayınevi tarafından 1930’larda geçen bir “cozy mystery” olarak tanıtılıyor.

Balayı için Nil’e Çıktılar, Gemide Bir Ceset Buldular

Hikâyenin çıkış noktası Christie okurlarının hemen tanıyacağı bir dönem. Agatha Christie’nin The Seven Dials Mystery adlı yeni romanı edebiyat dünyasında büyük ilgi uyandırmıştır. Christie ise arkeolog Max Mallowan ile yaptığı yeni evliliğin ardından kocasıyla birlikte Nil boyunca uzanan bir balayı yolculuğuna çıkmaya hazırlanmaktadır.

Fakat görünüşe göre Christie’nin yazdıkları edebiyat çevrelerinden başka insanların da dikkatini çekmiştir.

İngiliz Gizli Servisi, The Seven Dials Mystery‘nin sayfalarında birtakım tuhaf tesadüfler fark eder. Kurmacayla gerçek dünya arasındaki benzerlikler öylesine dikkat çekicidir ki Christie’nin kendisi de şüphelerin odağına yerleşmeye başlar.

İşte tam bu noktada devreye Detection Club sekreterinin yardımcısı Eliza Baker girer. Eliza’dan Agatha Christie ile Max Mallowan’a Nil yolculuklarında eşlik etmesi istenir. Görevi bir bakıma arkadaşının üzerindeki kuşkuları dağıtmak ve bu esrarengiz bağlantının ardında ne bulunduğunu anlamaktır.

Ama gemide çok geçmeden Gizli Servis’in şüphelerinden daha somut bir sorun ortaya çıkar: Bir ceset!

Ve elbette klasik soru masadadır: Katil hâlâ gemideyse yeniden öldürecek midir?

Christie’nin Dünyası Bu Kez Christie’nin Etrafında Kuruluyor

Romanın en dikkat çekici tarafı kuşkusuz Kelly Oliver’ın yaptığı metinlerarası oyun. Bir yanda gerçek Agatha Christie ve Max Mallowan var; diğer yanda Christie’nin kendi romanlarını çağrıştıracak biçimde kurulmuş bütünüyle kurmaca bir cinayet soruşturması. Nil, yolcu gemisi, sınırlı şüpheli grubu, kamaralar, aile sırları ve görünürde açıklanması güç bir ölüm…

Dolayısıyla The Case of the Christie Honeymoon Murder, Agatha Christie’ye basit bir selam göndermekle yetinmiyor; Christie’yi kendi kurduğu polisiye geleneğin içine yerleştiriyor.

Detection Club Serisi Beşinci Vakasında

The Case of the Christie Honeymoon Murder, Kelly Oliver’ın The Detection Club serisinin beşinci kitabı. Kitap bağımsız bir cinayet vakasına sahip olsa da Eliza Baker ve serinin diğer karakterlerinin maceralarını sürdürüyor. Kelly Oliver ise tarihsel cozy mystery alanına yabancı bir isim değil. Yazar, Fiona Figg ile Fiona Figg & Kitty Lane serilerinin yanı sıra The Detection Club romanlarını da kaleme alıyor.

Yeni kitapla birlikte Oliver, Altın Çağ polisiyesine duyduğu ilgiyi belki de serinin en “Christievari” oyunlarından birine dönüştürüyor.

Çünkü ortada bir gemi var.

Gemide sınırlı sayıda şüpheli var.

Bir kamarada ceset var.

Nil akmaya devam ediyor.

Ve bütün bunların ortasında Agatha Christie var.

Bu kez bakalım katili kim bulacak?

Bir yanıt yazın

POPÜLER İÇERİKLER

SUÇÜSTÜ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin