Sean Watkin, DCI Win de Silva ve DS Ben Barclay’i No Place Left ile yeniden sahaya çıkarıyor. Southport’ta yeni doğmuş bir bebeğin cesedinin bulunmasıyla başlayan soruşturma, kısa sürede çocuk ticareti, dark web ve geçmişe uzanan istismar dosyalarıyla bağlantılı karanlık bir vakaya dönüşüyor.
Black Water Rising ile dikkatleri üzerine çeken Sean Watkin, yeni romanı No Place Left ile Liverpool çevresindeki suç dünyasına geri dönüyor. Hikâye bu kez Southport’ta, karla kaplı sahil şeridinde başlıyor.

No Place Left Romanı Konusu
Drone uçuran bir adam, harap durumdaki iskelede yeni doğmuş bir bebeğin cesedini fark ediyor. Bebeğin annesinden ise hiçbir iz yok. Olay yerine gelen DCI Win de Silva ve DS Ben Barclay, annenin iskeleden atlamış olabileceğini düşünüyor.
Ancak güvenlikli bir psikiyatri kurumundan 13 yaşındaki Beatrice Tredwell’ın kaçtığı haberi soruşturmanın yönünü değiştiriyor. Beatrice kısa süre sonra yakınlardaki kum tepelerinde ağır yaralı ve bilincini kaybetmiş hâlde bulunuyor.
Watkin, yeni romanda klasik polis soruşturmasını modern polisliğin psikolojik yüküyle bir araya getiriyor. Dark web, çocuk ticareti ve geçmiş yıllara uzanan istismar vakaları, de Silva ile Barclay’i hem mesleki hem de kişisel olarak sınırlarına kadar zorluyor.
Serideki eski hikâyelerden gelen bazı soru işaretlerini sonuçlandıran No Place Left, aynı zamanda yeni çatışmaların da kapısını açıyor. Watkin’in başlangıçta üçleme olarak planladığı de Silva serisinin devam edeceği ve dördüncü kitabın geleceği de kesinleşmiş durumda.
No Place Left, rahat ve hafif tonlu polisiyelerden uzak, sert ve rahatsız edici temalara yönelen bir suç romanı olarak öne çıkıyor.






Bir Cevap Yazın