A Plus Studio tarafından geliştirilen Blue Horizon: Police Simulator, oyuncuları Manhattan sokaklarına çıkarmadan önce karakol masasının başına oturtuyor. PC ve PlayStation 5 için hazırlanan yapım, polislik mesleğini yalnızca suçluları kovalamak üzerinden değil; karar verme, kamu güvenini koruma ve yetki sınırlarını gözetme üzerinden simüle etmeyi hedefliyor.
Polis simülasyonlarında genellikle ilk dakikalardan itibaren devriye aracına atlayıp sokaklarda göreve çıkmaya alışığız. Blue Horizon: Police Simulator ise bu formülü tersine çevirmeye hazırlanıyor. Habib Alejalil tarafından geliştirilen ve A Plus Studio imzasını taşıyan oyunda oyuncular mesleğe bir karakolda, izleme masasının başında başlayacak.

Trafik Kameralarını Takip Et, İhbarları Değerlendir…
Aşağı Manhattan’ın yeniden oluşturulmuş bir versiyonunda geçecek oyunda yeni göreve başlayan polislerin öncelikle trafik kameralarını takip etmesi ve merkeze gelen ihbarları değerlendirmesi gerekecek. Devriye araçları, bazı ekipmanlar ve haritanın önemli bölümleri başlangıçta kullanıma açık olmayacak. Oyuncular ancak masa başındaki görevlerde yeterli deneyimi ve rütbeyi kazandıktan sonra sokak devriyesine geçebilecek.
Bu tercihin arkasında oyunun temel yaklaşımı yatıyor: Polislik yalnızca takip ve çatışmadan değil, doğru zamanda doğru kararı verebilmekten oluşuyor.
Oyunun bu anlayışını en belirgin şekilde ortaya koyan sistemlerden biri, Tesam adlı oyun içi sosyal medya platformu olacak. Polis memuru vardiyası sırasında telefonundan bu akışı takip edecek ve karşısına çıkan paylaşımlara nasıl müdahale edeceğine karar verecek. Oyuncu şüpheli bir paylaşım için ekip gönderebilecek, hesabın adresini tespit etmeye çalışabilecek, olayı siber suçlar birimine aktarabilecek ya da paylaşımın herhangi bir tehdit oluşturmadığına karar vererek dosyayı kapatabilecek.
Ancak her müdahalenin sonuçları bulunuyor. Zararsız bir paylaşım nedeniyle ekip göndermek hem kaynakların boşa kullanılmasına hem de toplumun polise duyduğu güvenin azalmasına yol açarken, gerçek bir tehdidi gözden kaçırmanın bedeli daha ağır olabilecek. Gerekçe olmadan bir hesabın izini sürmek ise oyundaki en ciddi cezalardan biriyle karşılık bulacak. Geliştirici ekip bunu yalnızca kaynak israfı değil, doğrudan bir sivil özgürlükler meselesi olarak ele alıyor.
Sokak Devriyesinde Klasik Görev Listeleri Yok
Oyuncular sokak devriyesine geçtiklerinde ise klasik görev listeleri yerine vardiya sistemi ve polis telsizi devreye girecek. Merkezden “ten-code” olarak bilinen polis haberleşme kodlarıyla çağrılar yapılacak ve oyuncu hangi ihbara gideceğine kendisi karar verebilecek.
Trafik çevirmelerinde ehliyet ve ruhsat kontrolü yapmak, sürücünün hakkında yakalama kararı ya da geçmiş suç kaydı bulunup bulunmadığını araştırmak gerekecek. Ardından ceza kesmek, uyarıda bulunmak ya da herhangi bir işlem yapmadan sürücüyü göndermek oyuncunun kararına bırakılacak. Belgelerdeki son kullanma tarihleri gibi küçük ayrıntıları gözden kaçırmak da mümkün olacak.
Hız kontrollerinde el radarı, yol kenarına yerleştirilebilen otomatik radar cihazları ve sabit kamera sistemleri kullanılabilecek. Bunun yanında oyunda kimlik kontrolleri, kaçmaya veya direnmeye çalışan şüphelilerin yakalanması, tutukluların taşınması, nezarethane işlemleri, olay yeri incelemeleri ve delil işaretleme gibi birçok farklı mekanik bulunacak.
UV tarayıcılarla delil aranabilecek, kaçak maddelerin bulunması için eğitimli polis köpeklerinden yararlanılabilecek. Çekici çağırma, park denetimleri, helikopter ve drone desteği de sistemin parçaları arasında yer alıyor.
Bütün bu görevlerin üzerinde ise iki önemli gösterge bulunacak. Bunlardan ilki kamu güveni. Polis memurunun özellikle suç işlememiş insanlara nasıl davrandığı, şehir sakinlerinin emniyet güçlerine bakışını değiştirecek. Kamu güveninin düşmesi, şehrin polis açısından daha zor kontrol edilir hâle gelmesine neden olacak.
Disiplin Sicili Takip Altında
İkinci sistem ise oyuncunun disiplin sicilini takip edecek. Kullanılan güç, gerekçesiz aramalar veya yanlış biçimde kapatılan ihbarlar bu sicile işlenecek. Oyuncunun rütbesi, maaşı ve yeni ekipmanlara erişimi hem kamu güvenine hem de disiplin performansına bağlı olacak.
Geliştirici Habib Alejalil, oyunun merkezindeki düşünceyi şu şekilde özetliyor: Oyuncunun iki yönde de yanlış karar verebilmesinin ağırlığını hissetmesini istiyorlar; her olayı büyütmek de, her şeyi görmezden gelmek de başarısızlık sayılıyor. Asıl mesele, hangi durumun gerçekten müdahale gerektirdiğini anlayabilmek.
Blue Horizon: Police Simulator ayrıca iki kişilik çevrim içi veya yerel ağ üzerinden eşli oynanışı destekleyecek. Polisler aynı araçla devriye gezebileceği gibi aynı karakoldan çıkarak farklı vakalarla da ilgilenebilecek.
Oyun PC için Steam’de ve PlayStation 5’te yayımlanacak. PS5 sürümünde DualSense’in dokunsal geri bildirim ve uyarlanabilir tetik özelliklerinden yararlanılması da planlanıyor. Ancak A Plus Studio henüz kesin bir çıkış tarihi ya da çıkış aralığı açıklamadı.
Blue Horizon, vaat ettiği sistemleri beklendiği gibi uygulayabilirse, polis simülasyonlarında yalnızca “suçluyu yakala” anlayışından uzaklaşıp yetki, sorumluluk, mahremiyet ve kamu güvenini oyun mekaniğinin doğrudan parçası hâline getiren dikkat çekici örneklerden biri olabilir!





Bir Cevap Yazın